• Anasayfa
  • >
  • >
  • İlk Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet Hakkında Bilgi, Konu Özeti

İlk Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet Hakkında Bilgi, Konu Özeti

İlk Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet Hakkında Bilgi, Konu Özeti, ödev araştırması, kısaca bilgi, ansiklopediden bilgi,

 

İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

a. Devlet ve Memleket Yönetimi:

İslam öncesi dönemde Türkler, hükümdar ve hükümdar ailesi bireylerine tanrı tarafından “Kut” verildiğine inanırlardı. Kut anlayışına göre hükümdar ve ailesi, güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar olan yerleri yönetme yetkisini tanrıdan almış sayılırdı. Fakat belirli bir dini kurallarla değil töre kurallarına göre ülke yönetilirdi.
* İslam öncesi Türklerdeki yönetim anlayışı Karahanlı ve diğer bazı ilk Türk – İslam devletlerinde de geçerli olmuştur. Hunlardan Osmanlılara kadar hanedan mensuplarının eyaletlere yönetici olarak gönderilmeleri bu anlayıştan ileri gelmiştir.
* İslam öncesi Türklerde olduğu gibi ilk Türk İslam devletlerinde de sağlıklı bir veraset sistemi
yoktu, ülke hükümdar ve ailesinin ortakmalı sayılır, bu yüzden hükümdarın ani ölümleri ve devletin zor duruma düştüğü anlarda taht kavgaları hızlanırdı. bu durum Türk devletlerinin en büyük zaafı, bir çoğunun da parçalanma ve yıkılma nedeni olmuştur.
* Tolunoğulları ve Akşitler’de merkez ve taşra teşkilatı Abbasiler’deki gibi düzenlenmiştir. Tolunoğlu Ahmet kendisinden başka kimsenin yetkili olmasını istemediğinden vezirlik makamı kurulmamıştır.
* Gazneliler’de de merkezi yönetim güçlüdür (devletin bir çok milletten meydana gelmesinden
dolayı).
* Memlükler ise askeri bir devlet olduklarından saltanat çoğu zaman babadan oğula geçmez, (belirli bir hükümdar ailesinin olmaması). Bu durum sık sık hükümdar değişikliklerinin nedeni olmuştur.
* Karahanlılar’da devletin başında Hakan veya Han unvanlı hükümdarlar bulunurdu. Arslan, Buğra Kadir, Kara ve İlig gibi sıfatlar kullanırlardı. Kut anlayışı devam etmekteydi. Diğer ilk Türk-İslam devletlerinde ise hükümdarlar genellikle sultan kisabilgim.com  veya sultan-ı azam unvanı kullanırlardı. Abbasi halifesi bunların sultanlıklarını onaylardı.

* Hükümdar çocuklarına ise Melik veya Emir denilirdi. Bunların yetişmesinde etkili olan kimseler ise Atabey olarak adlandırılırdı.
* Merkez ve taşra teşkilatında hükümet işlerinin başında Yuğruş denilen vezir Divan-ı Ali (büyük divan) nin başı idi.
* Büyük divandan başka dört önemli divan daha vardı. Bunlar;

Divan-ı İstifa: Maliye işlerine bakar, başında ise Agıçı (Müstevfı = hazinedar) bulunurdu.

Divan-ı Arz: Askerlik işlerine bakardı. Askerlerin maaş ve istihkakları kaydedilirdi.

Divan-ı Tuğra: Hükümdarın ve devletin iç-dış yazışmalarını yürütürdü. Burada tamgacı, bitigci gibi katipler görev yapardı.

Divan-ı İsraf: İdari ve adli işlerin yolunda gidip gitmediğini kontrol ederdi. Yargı işlerine yargıcılar bakardı, fakat bunlar zamanla görevlerini kadılara bırakmışlardır.

Hükümdarın başkanlık ettiği, belirli günlerde toplanan ve halktan gelen şikayetlerin dinlendiği Divan-ı Mezalim adında bir divan daha vardı.

Belirli Devlet Görevlileri:

Vali, Şahne (şıhne): Eyalet yöneticileridir.

Kadı: Serî davalara bakardı, ordu mensuplarının davalarına bakanlara  kisabilgim.com ise kadı asker denirdi.

Emir-i Dad: Örfi ve kanuni meselelerle ilgili mahkemelerin başında bulunan kimsedir.

Amil: Şehir ve kasabalarda mali işlere bakardı.

Muhtesip: Çarşı ve pazardaki fiyatların ölçü ve tartı aletlerinin kontrolünü yapardı.

Ulu Hacib: Hükümdar ile halkın görüşmelerini düzenlerdi. Emrinde hacibler ve buyrukçular (memurlar) vardı.

Kapucubaşı: Sayarın korunması ve günlük hizmetlerden sorumludur.

Silahtar: Silahhaneyi yönetir ve hükümdarın silahlarına bakardı.

Alemdar: Sancak ve bayrakların yapımı ile savaşlarda taşınması işleriyle uğraşırdı.

. Sahib’uş şurta: Emniyet müdürüdür.

Cemandar: Hükümdar ve devlet görevlilerinin elbiselerini hazırlardı.

Atabeyler:

Selçuklularda, eyaletlerde yöneticilik yapan hü-kümdar çocuklarının yetiştirilmesi ve devlet yönetimin¬de tecrübe kazandırılması için yanlarına tayin edilen bilgili, tecrübeli kimselerdir. Bu sayede hükümdar çocuklarının en iyi şekilde yetişmeleri sağlanmış olurdu. Fakat atabeylerin bu tür olumlu uyanlarına karşı, bazen merkezi yönetimin zayıfladığı dönemlerde bağımsız hareket ederek devletin parçalanmasında ve yıkılmasında etkileri olmuştur.

 

b. Ordu:

* İlk müslüman Türk devletlerinde ordunun yapısı büyük benzerlik gösterir.
* Karahanhlarda ordu; Saray muhafızları, Hassa ordusu (Kapukulu askerleri), şehzadelerin ve valilerin yönetimindeki eyalet askerleri, devlete bağlı Türk boylarından toplanan kuvvetlerden meydana geliyordu.
* Büyük Selçuklularda Karahanlılardakine benzer bir ordu  kisabilgim.com oluşturulmuştur. B. Selçuklulardaki saray muhafızları (Guleman-ı Saray) Hassa ordusundan seçilmiştir. Hassa askerleri ise küçük yaşlarda satın ve esir alınan gençlerin yetiştirilmesiyle meydana getirilmiştir. Yetenekli olanlar ise saray ve devlet görevlerine atanmıştır.
* Hassa ordusu geleneği Osmanlılardaki devşirme sistemine temel teşkil etmiştir.
* Eyalet askerleri, şehzade ve valilerin kendi kapıkulları ile dirlik sahiplerinin besledikleri atlı askerlerden meydana gelmiştir.

* Gece baskıncılarına akıncı denilmiştir.
* İlk müslüman Türk devletlerinde orduda iyi bir haberleşme sistemi oluşturulmuştur. Askeri birliklere subaşı denen kimseler komuta etmişlerdir.
* Ok, yay, süngü, kılıç, hançer, zırh ve kalkan ordunun önemli silahlarındandır. Ayrıca düşmanın manevi gücünü bozucu çalgılar kullanılmıştır.

c. Din ve İnanış:

Türk-İslam devletlerinin oluşmaya başlamasıyla birlikte hem islami vecibelere göre hareket edilmeye, hem de bu dinin yayılmasına çalışılmıştır. Türk fütuhat anlayışı, cihat anlayışına dönüşmüştür.
* Karahaniılarda zamanında Buhara, Semer-kant, Balasagun, Kaşgar gibi gelişkin İslam kültür ve medeniyet merkezleri ortaya çıkmıştır. Mani dinine bağlı Uygurların islamlaştırılmasına çalışılmıştır.
* Gaznelilerde devlet-halk birliğini sağlayan temel unsur islamiyet olmuştur. Sultan Mahmut zamanında Hindistan’a seferler düzenlenerek İslamiyet yayılmıştır. Bugünkü Pakistan’ın islamlaşması bu faaliyetlerin sonucudur.

Selçuklular ise Bizansın elinde bulunan Anadolu’yu küffardan alma mücadelesine girişmişlerdir.
* Karahanlılar, Harizmşahlar ve Mısırda kurulan Türk devletlerinin hükümdarları İslamiyetle birlikte Türk kültürünü de korumaya çalışmışlardır.
* İmam Gazzali islam sufiliğinin esaslarını kurmuştur. Abdülkadir Geylani tarafından Kadirilik, Şeyh Necmüddin Kübra tarafından Kübrevilik, Muhyiddin Arabi tarafından Ekberilik, Ahmet Yesevi tarafından Yesevilik tarikatları kurulmuştur.

d. Sosyal ve İktisadi Durum

Sosyal Hayat:

* Devlet memurluklarının çoğunluğu irsi olarak babadan oğula geçmiştir.

* Şehirlerde idari vazifelerin veya iktisadi zenginliğin  kisabilgim.com sağladığı imkanlarla birçok zengin aile ortaya çıkmış, köylerde de aynı şekilde zengin ve nüfuzlu dihkanlar oluşmuştur.

* Köylerde yaşayanlar topraklarının has veya ikta (dirlik) durumuna göre devletin himayesinde geçimlerini sağlamışlardır. Köylüler de şehir ahalisi kadar hür olmuşlardır.

Abbasiler zamanında “Fütüvvet” teşkilatı adıyla kurulan ve Türklerde Ahilik adını alan teşkilat, Türk-İslam devletlerinin iktisadi hayatında önemli rol oynamıştır. Gayri müslümlere kapalı olan bu teşkilat, müslüman meslek erbabına bir nevi imtiyaz sağlamış bu durum Türklerin şehir hayatını geliştirmelerini kolaylaştırmıştır.

Toprak:
* Tarım arazileri, ormanlar, yaylaklar ve otlaklar devletin malı durumundadır.
* Ülke arazisi; has, ikta ve haraci olmak üzere üç kısma ayrılmıştır.

Has araziler: Saray giderleri için ayrılan topraklardır.

İkta araziler: Ordu mensupları arasında bölüştürülen topraklardır. Eğer köylüler toprakları en
iyi şekilde işlerlerse bu topraklar evlatlarına intikal etmiştir.

Haraci araziler: Üzerinde daha çok gayr-ı müslimlerin yaşadığı ve buna karşı haraç vergisinin alındığı topraklardır.
* Has ve haraci topraklardan elde edilen gelir devlet hazinesine konur, ikta arazilerinin vergileri ise ikta sahibine ödenirdi. İkta sahibi ihtiyacı kadarını kendisi alır, fazlasıyla atlı askerler beslerdi.
* Vakfedilmiş olan arazi gelirleri ise ilgili vakfa ödenirdi.
* Ümera, (emirler = beyler) ve ileri gelenleri ait iktalar ise hizmet karşılığı verilirdi. İkta sahibi devlet hizmetinden azledildiği zaman iktası da elinden alınırdı. Hükümdar değişikliklerinde bütün iktaların
beratları yenilenirdi.

* İkta ve dirlik sahipleri her ne şekilde olursa olsun tespit edilmiş miktardaki vergiden fazlasını halktan talep edemezdi. Böylece halkın ezilmesi önlenirdi. Halka haksızlık yapan ikta sahiplerinin iktası elinden alınırdı.

Ticaret:

* Ticaret yollarının korunması ve kontrol altında tutulması Yakın Doğu, Orta Asya ve Doğu Avrupa arasında ticareti hızlandırmıştır. Bunun sonucunda iktisadi hayat da canlanmıştır.

* Türk devletlerinde ticaret yollarının gelişmesi yanında ziraatın ve zenaatların (demircilik, dokumacılık vs.) gelişmesi iktisadi dengenin varlığını göstermektedir. Selçuklu hükümdarlarının bastırdıkları
altın paralar devlet gelirlerinin yüksekliğini
göstermektedir. (Tuğrul Bey zamanında gümüş, Alparslan zamanında ise altın para bastırılmıştır).

e. Dil ve Edebiyat:

* Eski Türk Edebiyatı, destanları, yazıtları, divanları, mesnevileri ile zengin bir edebiyattır. Türklerin İslamiyeti kabulünden sonraki devirlerinde daha da gelişmiştir.
* Islami Türk Edebiyatı sözlü ve yazılı eserleri olmak üzere iki kısımda incelenir. İslami Türk Edebiyatının sözlü eserleri arasında Satuk Buğra Han Destanı ve Cengizname önemli bir yer tutar.
* Satuk Buğra Han Destanı, Satuk Buğra Han’ın Islameyeti benimsemesi ve Islamiyetin Türkistan’da yayılması gibi konuları içerir.
* Cengizname ise Oğuz ve Uygur sülaleleri ile ilgili ayrıca Türk kavimleri arasında yaygın bir hale gelmiş bulunan menkıbelerden oluşmaktadır.
* Islami Türk Edebiyatının ilk yazılı eserleri ise Gazneliler, Karahanlılar, Harzemşahlar ve Selçuklular döneminde meydana getirilmiştir. Karahanlı hükümdarları ve ileri gelenleri Orta Asya Türk kültüründen kopmamışlardır.

* Karahanlılar döneminde önemli eserler olarak;

Divan-i Lugattf Türk: O dönemin tam bir Türkçe Ansiklopedik sözlüğüdür. Kaşgarlı Mahmud tarafından kaleme alınmıştır. (XI. yüzyıl).

Kutadgu-Bilig: Siyasetname niteliğindedir. Yusuf Has Hacip tarafından Uygur Alfabesiyle kaleme alınmıştır (1069). Bu kitap yöneticilere devlet idare ve anlayışının temellerini öğretme amacını taşımaktadır.

Atabetül Hakayık: 12. yy.  kisabilgim.com Yüknek’li Ahmet adlı bir Türk tarafından Uygur Alfabesiyle yazılmıştır. Ahlaki yönü ağır basan eğitici-öğretici bir eserdir.

Diğer İslami Türk Eserleri olarak;

Divan-ı Hikmet: Ahmet Yesevi Türk Tasavvuf Edebiyatının kurulmasını sağlamış ve onun hikmetleri bu kitapta toplanmıştır.

Kıssa-i Yusuf (1233, Ali’nin), Hüsrev-ü Şirin (1341 Altınorda Devleti sahasında), Yusuf ve Züleyha (Erzurumlu Darir’in)adlı eserlerde önemlidir.

Selçuklular devrinde ileri bir seviyeye ulaşan Farsça edebiyat dili olarak Arapça ise ilim dili olarak gelişmiş, Türkçe ise halk dili olarak kullanılmış dolayısıyla fazla gelişmemiştir.

f. Bilim ve Sanat:

 

Türk-lslam topluluklarında müsbet ilim büyük Türk bilgini Farabi ile başlar (İhsaül Ulum adlı eseridir). Öklid’in geometrisini açıkladığı gibi Matematik, Fizik, Astronomi, Mantık, Psikoloji ve Siyaset bilimleriyle ilgili 160’a yakın eseri vardır. İbni Sina ise Tıp, Mantık, Fizik, Tabiat, Din Felsefesi sahalarında 220 eser oluşturmuştur.
* Abdullah El Barani Trigonometrinin kurucularındandır.
* Matematik ilminin doğudaki önemli temsilcilerinden olan İbn-i Türk el Cili, Kitabü’l Cebr ve’l Mukabele adlı eseri oluşturmuştur.
* Matematik bilginleri içerisinde en önemli olanlarından biri de El Birüni’dir. O’na göre insanların düşünüş ve inançları başka başkadır, medeniyet de bu çelişkiden doğar. Tıpla ilgili de Kitabü’s Saydale adlı eseri vardır.

* Karahanlılar döneminde Buğra Han’ın yaptırdığı Semerkant medresesi özerk olarak eğitim öğretim yapmıştır. Selçuklular döneminde ise Alparslan’ın emri ile Nizamül Mülk tarafından “Nizamiye Medresesi” diye bilinen medrese kurulmuştur. Bağdat’ta kurulmuş olan bu medrese sünni inanca göre din ve devlet adamı yetiştirmeyi amaçlamıştır. Yeryüzünde ilk üniversite sayılmaktadır. Ayrıca Nişabur, Merv, Belh, Herat, Tus ve Basra gibi şehirlerde de buna benzer medreseler kurulmuştur.
* Melik Şah zamanında Takvim-i Melikşah-i denen, bugünkü Gregorien takviminden daha doğru bir takvim hazırlanmıştır.
* İbnül Esir tarafından El Kamil fit Tarih adlı tarihle ilgili önemli bir eser meydana getirilmiştir.
* Çin sınırlarından Akdeniz’e Oğuz bozkırlarından  kisabilgim.com Hindistan ortalarına ve Mısır’a kadar uzanan geniş coğrafya üzerinde Ortaçağ Türk hakimiyeti devrinde yapılan binlerce eser günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Moğol istilası bu eserlere büyük tahribat vermişse de günümüzde hala bu eserlerden bazıları canlılığını korumaktadır.
* Saray, camii, Mescid, İmaret, Han, Hamam. Darüşşifa ve Medrese, Türbe, Kümbet, Çeşme, Sur, Ribat ve Mezar Sandukları mimari eser çeşitleridir. Medrese mimarisi (Bağdat Nizamiye Medresesi), Camii mimarisi (Sultan Melikşah’ın yaptırdığı İsfahan Camii), Kümbet (Merv’de Sultan Sencer Türbesi) önemli mimari eserlerdendir.

 

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş
Etiketler: , , , ,

Yoruma cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*