Büyük Taarruz ve Dumlupınar Meydan Muharebesi Hakkında Bilgi

BÜYÜK TAARRRUZ VE DUMLUPINAR (BAŞKUMANDANLIK) MEYDAN MUHAREBESİ
* Düşmanın yurttan atılarak kesin zaferin kazanılması amaçlanmıştır. Bunun için ordunun güçlendirilmesine çalışılmışta.
* Doğu ve güneydeki birlikler Batı Anadoluya kaydırılmıştır.
* Ordunun taarruz gücünü ulaştırılması amacıyla taarruz eğitimine ağırlık verilmiştir. İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane kaçırıldığı gibi dışarıdan silah ve malzeme temin edilmiştir.

* Hazırlık döneminin uzaması, muhaliflerin harekete geçerek başkomutanlık yetkilerinin uzatılmaması durumunun ortaya çıkmasına neden olmuşsa da, Mustafa Kemal’in girişimiyle TBMM, başkomutanlık yetkilerini süresiz olarak uzatmıştır.
* Yaklaşık bir yıllık hazırlık döneminden sonra Mustafa Kemal’in emriyle 26 Ağustosta başlayan Büyük Taarruz 30 Ağustosta Yunanlıların Başkumandanlık Meydan Muharebesin’de yenilmesiyle devam etmiştir (Mustafa Kemal’in “Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir İleri” sözü doğrultusunda).

NOT: 2 Eylülde Uşak’a giren Türk ordusu burada Yunan Başkomutanı General Trikopis’i esir almıştır

* 9 Eylülde İzmir’e giren Türk kuvvetleri Yunanlıları Batı Anadolu’dan attıktan sonra 18 Eylül’de Bursa’ya girerek düşmanı Anadoludan temizlemiştir.
* Düşmanın Anadolu’dan atılmasından sonra Türk kuvvetlerinin boğazlar ve Doğu Trakya’yı işgalden kurtarmaya yönelik harekatına devam etmesi yeni bir savaşa gerek kalmadan Mudanya Mütarekesiyle sonuçlanmıştır.

YORUM: Büyük Taaruz Kurtuluş Savaşı’nın son aşamasıdır. Askeri zafer kazanılarak fiili savaş dönemi sona ermiştir.

Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)

*Büyük Taarruz sonucunda düşmanı Anadoludan atan Türk kuvvetleri işgal altındaki Boğazlar ve Doğu Trakya’yı kurtarmak amacıyla Çanakkale yönünde harekatına devam etmiştir.

* Çanakkale, İngiltere’nin işgalinde olduğundan Türk kuvvetleri ile İngiliz kuvvetleri savaş durumuna gelmiştir. Dominyonlarından (sömürgelerinden) ve İtalya ile Fransa’dan gerekli desteği sağlayamayan İngiltere Rusyanın siyasi desteğini sağlayan Türkiye ile barış görüşmelerini kabul etmiştir.
* Yunanistan Türkiye’nin tepkisi sebebiyle antlaşmaya alınmamıştır. Yunan Generali Mudanya açıklarında bir gemide sonucu beklemiştir.

YORUM: Bu durum Milli Mücadelemizin gerçekte Yunanlılara karşı olmadığını ve Yunanlıların esasında bir piyon olduğunu açıkça ortaya koyar

* İngiltere, Fransa, İtalya ve Türkiye arasında yapılan görüşmeler sonucunda Mudanya Mütarekesi imzalanmıştır. Mütarekeye göre;

1- 15 Ekimden itibaren Türk-Yunan savaşının sona ermesi,
2- Boğazlar ve İstanbul’un TBMM Hükümeti yönetimine bırakılması

YORUM: Osmanlı devleti yok sayılmştır
3- İtilaf kuvvetlerinin nihai barış sağlandıktan sonra İstanbul’u boşaltmaları
4- Yunanistan’ın Meriç nehrinine kadar Doğu Trakya’yı 15 gün içerisinde boşaltması ve bölgeye Türk Jandarma Birliği geçirilmesi kabul edilmiştir.

YORUM: Yeni bir savaşa gerek kalmadan Doğu Trakya ve İstanbul TBMM Hükümetinin yönetimine geçmiştir.

YORUM: Mütareke ile İstanbul’un yönetiminin TBMM’ye bırakılması Osmanlı Devletinin sona erdiğinin Itilaflarca kabul edilmesidir.

YORUM: Askeri mücadele dönemi sona ermiş,. Nihai barış süreci başlamıştır.

Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
* İtilaf devletleri yapılacak Lozan Barış Görüşmelerine İstanbul Hükümetini de davet ederek Türk tarafında ikilik çıkarıp TBMM hükümetini güçsüz düşürmeyi amaçlamışlardır.
* İstanbul Hükümeti İtilaflarla yapılacak barış görüşmeleri için TBMM hükümetine işbirliği teklifinde bulunmuş; fakat kabul edilmemiştir.
* Mevcut ortamı değerlendiren TBMM saltanatı kaldırmıştır

* Saltanatın kaldırılmasında;

– Lozan’da ikilik ortamının önlenmesi

Saltanatın; Anadolu’nun işgaline ses çıkarmamış, hatta İtilaf devletleriyle TBMM Hükümetine karşi işbirliği yapmış olması,

– Millet egemenliği ile saltanat çeliştiğinden, milli egemenlik üzerindeki gölgenin kaldırılarak millet egemenliğine kesinlik kazandırılması temel etkenlerdir.

1 Kasım 1922’de TBMM tarafından çıkarılan bir kanunla saltanat kaldırılmıştır.

YORUM: Kamuoyu henüz hazır olmadığından saltanatla birlikte halifelik makamı kaldırılmamıştır. Son padişah Vahdettin’in halife sıfatıyla İngiltere’ye sığınması ve İngiltere’nin bu makamı koz olarak kullanması durumuna karşı TBMM, Abdülmecit Efendi’yi halife tayin etmiştir. Böylece halifelik makamı millet egemenliğine geçmiştir.

YORUM: Saltanatın kaldırılması, I. TBMM’nin Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yaptığı en önemli inkılaplardan biridir.

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş
Etiketler: , ,

Yoruma cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*