Avrupa Birliği Bütünleşme Tarihinde Dönemler

AB Bütünleşme Tarihinde Dönemler

1945’e kadar olan dönem;Görünür olmayan bütünleşme çabaları,

1945-1959 dönemi :Bütünleşmede ilk ciddi adımlar,

1960’lı yıllar : Ekonomik büyüme dönemi,

1970 ve 80’ler : Daha fazla derinleşme ve genişleme,

1990’lar : Ekonomik birlikten siyasi birliğe,

2000’ler : Daha ne kadar derinleşebilir ve genişleyebiliriz ? Meşruiyet sorunu ve kriz..

Bazı Ekonomik Terimler

Serbest ticaret alanı : Üye ülkeler arasında gümrük vergilerinin kaldırılması, mal ticaretinin serbest olması.

Gümrük birliği : Mal ticareti serbestisi ve üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi. (OGT)

Ortak Pazar /İç Pazar : Malların yanı sıra diğer üretim faktörlerinin (kişi, hizmet, sermaye, ) Serbest dolaştığı, tarife dışı engellerin olmadığı ekonomik birliktelik.

Ekonomik ve Parasal Birlik : Ortak Pazar özellikleri yanında makroekonomik politikalarda bütünleşme öngörülür.

1960’lı yıllar / Ekonomik Büyüme Dönemi

1 Temmuz 1968’de 6 üye ülke, birbirinden ithal ettikleri mallar üzerindeki gümrük vergilerini tamamen kaldırdılar. Üçüncü ülkelerden alınan mallara da ortak bir tarife uygulamaya başladılar. (Gümrük birliği tamamlandı)

Diğer alanlardaki gelişmelerle (4 özgürlüğün sağlanması) derinleşmeye devam edildi.

1960’lı yıllar

Temmuz 1962’de “Ortak tarım politikası “işlerliğe başladı. Sözkonusu plitika tarımsal üretim üzerine ortak karar alma yetkisi veriyordu.

Bu dönemde yaşanan ekonomik verimlilik üretim artışını da beraberinde getirdi.

Bu dönemde 1965 yılında Ortak Tarım Politikasına (OTP) ilişkin yaşanan bir kriz; Topluluğun ulus-üstücülük (supranasyonalizm)ile hükümetlerarasıcılık arasındaki çelişkisini o yıllarda dahi göstermektedir.

Bu dönemde OTP’ye ilişkin müzakerelerde bu politikanın ulus üstü (supranasyonel) bir yaklaşımla ele alınması gerektiği ve özellikle Komisyon’un kendi kaynaklarına bütçesine sahip olması gerektiği konusunda görüşler ağırlıklı olarak savunulmaya başlanmıştır.

Ancak Fransa devlet başkanı De Gaulle’ün bu önerinin Fransa çıkarlarına ters düştüğünü belirtmesi üzerine bir kriz ortaya çıkmıştır.

Fransa Konsey toplantılarını 6 ay süreyle boykot ederek, katılmamıştır. Bu krize “Boş sandalye krizi” Emty Chair Crisis denir.

Krize Ocak 1966’da çözüm bulunur. (Lüksemburg uzlaşması, Luxemburg)

Buna göre; üye devletlere veto yetkisi verilmiş, Komisyonun kendi bütçesi olması fikri kabul görmemiştir.

Bunun yanında, Konsey bir kararın üye devletin ulusal çıkarlarına aykırı olduğuna hükmederse, bu karar iptal edilecektir.

Bu durum devletlerin ulus üstü yapının karar alması konusuna getirilen bir fren olarak tanımlanabilir.

Ancak 1969 Lahey Zirvesi ile OTP kapsamında AET’ye giren tarım ürünlerinden alınan vergi ile Komisyon kendi bütçesine sahip olmuştur.

1960’lı yıllarda dış politika siyasi işbirliğini sağlamaya yönelik bir başka girişim yaşanmıştır.

Da Gaulle tarafından geliştirilen bu plan üye ülkeler arasında hükümetlerarası bir dış politika bütünleşmesi öngörüyordu. Fransa’nın Danimarka büyükelçisinin adını taşıyan bu plan neticede hayata geçirilemedi.

1970’li yıllar – İlk Genişleme

Kurucu üye ülkeler; Almanya, Fransa , İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’a  1 Ocak 1973 yılında Danimarka, İrlanda ve İngiltere katıldı. Bu ülkeler 1961 yılında Norveç ise bu ülkelerle birlikte 1962 yılında Avrupa topluluklarına üyelik için başvurmuştur.

İngiltere’nin Commonwealth’ten aldığı ucuz hammaddeyi, yüksek karlarla satması, Topluluğun kısıtlayıcı yapısına girmeye sıcak bakmamasına neden olmuştur.

Bu nedenle 1960 yılında EFTA’ya (Avrupa Serbest Ticaret Birliği, European Free Trade Area) üye oldu.

EFTA 1960 yılında kurulmuştur şuan üyeleri ; Norveç, İzlanda, İsviçre ve Lihtenştayn’dır. İsviçre dışındaki diğer efta üyeleri 1994 yılında oluşturulan Avrupa ekonomik alanı ile Avrupa iç pazarı kapsamındadır.

Ayrıca egemenlik konusundaki hassasiyeti Topluluğun ulus üstü düzenlemelerine şüpheci bakmasına neden oluyordu.

Ancak 1960’lı yıllarda durum değişmiştir. İngiltere’nin yüksek bütçe açıkları, ekonomisinin kötüye gitmesi, sömürgelerin bağımsızlığa kavuşması ve Avrupa bütünleşme hareketinin başarısı İngiltere’nin Topluluğa başvurmasının başlıca nedenleridir.

Ancak 1963 de Fransız lider De Gaulle, İngiltere’nin Topluluğa katılımını veto eder.

Fransa, İngiltere’nin Topluluk içinde kendi liderliğini tehdit edeceğini düşünmektedir. Ayrıca ABD ile yakın ilişkileri nedeniyle Avrupa devleti sayılamayacağını düşünmektedir. Bu dönemde İngiltere’nin İrlanda, Danimarka ve Norveç birlikte hareket ediyorlardı. İng. Reddedilince başvurularını geri çektiler.

İngiltere 1967’de yeniden başvuru yaptı. Ancak bir kez daha veto edildi.

1969 yılında yaptıkları 3. Başvuru De Gaulle’ün yerine geçen Georges Pompidou’nun olumlu oyu ile kabul edildi. Ancak Norveç halkı referandum ile üyeliğe karşı çıktı.

1969 yılında toplanan Lahey zirvesi’nde üye ülkeler ekonomik bütünleşmenin derinleştirilmesine yönelik bir karar almışlardır.

Bu zirvede Lüksemburg Başbakanı Pierre Werner başkanlığında bir komite oluşturulmuş ve bu komite tarafından hazırlanan 1970 yılında hazırlanan Werner Raporu parasal birliğin sağlanması için somut öneriler getirmiştir.

Bretton Woods sistemi : 2. Dünya savaşı sonrası 1944 yılında oluşturulmuş iktisadi yapıya verilen addır.

Sistemde Dünya bankası ve uluslar arası para fonu IMF kurulmuş, dolar altına dönüştürülebilen tek para birimi olarak kabul edilmiş diğer para birimlerinin değerleri de dolara endekslenmiştir.

Para birimlerinin doların değerine bağlı olması ile başlayan kriz, 1971 yılında ABD’nin doları altına bağlamasından vazgeçtiğini açıklaması ile çökmüştür. Sistem çökünce döviz kurları serbestçe dalgalanmaya terk edildi. Bu da ekonomik istikrarsızlık anlamına geliyordu.

1973 dünya petrol krizi, Avrupa ekonomilerini olumsuz etkilemiştir.

Bu ortam topluluk üyelerinin ekonomik derinleşmelerini iletmeleri için ortam sundu. Bu durumda üye devletler döviz kurlarının dalgalanmasının %2,25 sınırında tutma kararı aldılar. Bu sisteme Tüneldeki yılan adı verildi. Bu sistem ileride tek para birimine gidecek yapının temelini oluşturdu.

1979 da ekonomik derinleşmede bir diğer aşama olan Avrupa para politikası kabul edildi. Bu politika ile ortak bir para birimi kabul edildi.

Bu ortak para Avrupa para birimi ; günümüzde kullanılan Avro’nun öncülü olan üye devletlerin para birimlerinden oluşan bir sepet olarak tarif edilmiştir.

Bunun yanında bir Avrupa döviz kuru mekanizması oluşturuldu ve döviz kurlarının aşırı dalgalanmasın önüne geçildi.

1974 yılında bölgesel politikanın önemli bir aracı olan Avrupa bölgesel kalkınma fonu kuruldu.

1979 yılında Avrupa parlementosuna ilk doğrudan seçimler yapıldı.

1980 li Yıllar

1985 Schengen Antlaşması ile kişilerin serbest dolaşımına ilişkin kararlar alındı. *Daha fazla derinleşme, daha fazla genişleme

*1981 : Yunanistan

*1986: ispanya ve Portekiz birliğe katıldı.

(Akdeniz genişlemesi)

  1. GENİŞLEME

Yunanistan, 1962 yılından beri ortak üye. *1967 Askeri cunta yönetimi alır. *1974’de askeri cunta devrildi ve demokrasi yeniden tesis edilir. *İktidara gelen Konstantin Karamanlis (1907-1998) Yunanistan Topluluğa üyelik başvurusunu yapar. *Yunanistan için Topluluk üyeliği ekonomik ve siyasi gelişme için gerekli görülüyordu. *Yunanistan’da demokrasinin  sağlam biçimde yerleştirilmesi ve Türkiye ile ilişkilerde Avrupalı devletlerin desteğini alma amacı da üyelik başvurusunda önemli rol oynamıştır.

*Yapılan değerlendirme Komisyon Yunanistan’ın henüz ekonomik olarak üye olmaya hazır ve ehil olmadığını belirtir. *1976’da müzakereye başlanır ve süreci tamamlayan Yunanistan 1981’de Topluluğa katılır.

*İspanya ve Portekiz’de uzun süre dikdatörlükler dönemi, *İspanya ve Portekiz’de dikdatörlüklerin devrilmesinin ardından bu ülkeler topluluğa başvuru yaptılar. (1977)

PORTEKİZ VE İSPANYA 1986 yılında tam üye olarak kabul edildiler. Üye sayısı : 12

1980’ler

Tek Pazar :  Üye ülkeler arasında  dört özgürlüğün  gerçekleştirilmesi için fiziki, teknik, mali engellerin kaldırılması ve ulusal mevzuatın yakınlaştırılması hedefine yöneliktir.

Nitekim Gümrük Birliği Temmuz 1968’de sağlanmıştır. 1970 yılında Belçika Dışişleri Bakanı Etienne Davignon tarafından hazırlanan raporda bütünleşmeye siyasi bir boyut kazandırılması gereği üzerinde duruyordu. Bu da Tek Senet’e giden gelişmelerden yalnızca bir tanesidir.

1985 yılında Avrupa Komisyonu Başkanı Jacques Delors başkanlığındaki Komisyon tarafından çıkarılan Beyaz Kitap’ta  1992 yılına kadar tek pazarın tamamlanması bir başka deyişle ticaret önündeki fiziki, teknik, mali engellerin kaldırılması için 300’e yakın yasa önerisi verilmiştir.

1986’da  Tek Avrupa senedi üye devletler tarafından imzalandı ve 1987’de yürürlüğe girdi. Tek senet ile Tek pazarın tamamlanması için bir takvim oluşturuldu. Bu takvim parasal birlik ve siyasi birliğin oluşumunu da öngörüyordu.

Neticede “Tek Pazar” Ocak 1993’de oluşmuştur.

Tek Avrupa senedi ile getirilen kurumsal değişiklikler ;

*Nitelikli oy çokluğu ile alınan karar sayısında artış öngören düzenlemelerle karar almada esneklik yaratmıştır. *Tek Avrupa senedi ile getirilen kurumsal değişiklikler; Karar alma sürecinde Avrupa Parlementosu rolü arttırılmıştır.

İş yükü artmaya başlayan Adalet Divanı’na yardımcı olmak üzere ilk Derece Mahkemesi oluşturulmuştur.

Tek senet ile dış politikada siyasi işbirliği geliştirilmiştir. 1988 yılında İtalyan ekonomist Paolo Cecchini’nin hazırladığı ve “Cecchini Raporu” olarak bilinen belge tek pazarın Birliğe getirdiği ekonomik faydayı ortaya koymuştur.

Tek Pazar beraberinde sosyal politika, araştırma, çevre gibi pek çok diğer alanda bütünleşme ihtiyacını doğurduğundan, bu alanlar Tek Senet içinde ele alınmış, yeni üyelerin olumsuz ekonomik göstergeleri ve zayıf tarımsal altyapıları yapısal fonlarla ilgili düzenlemelerin yolunu açmıştır.

1990 ve 2000 li yıllarda temel  AB adımları

*Maastricht Antlaşması 1993, *Amsterdam Antlaşması 1999, *Nice Antlaşması 2003, *Lizbon antlaşması 2009.

Temel Genişleme Aşamaları İsveç Finlandiya Avusturya – 1995, * Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri 2004-2007,.

1990’lar Ekonomik Birlikten Siyasi Birliğe

1990’ların başında uluslar arası ortam; Sovyetler Birliği çöktü, soğuk savaş sona erdi. *Sovyet etkisindeki orta ve Doğu Avrupa ülkeleri bağımsızlıklarına kavuşmaya başladı.

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş
Etiketler: 

Yoruma cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*